Ve Tanrı Öl Dedi İnsana

Yayınevi yayımladığı kitapları belli baslıklar altında topluyor.”Ve Tanrı Öl Dedi İnsana” söylev başlığı altında yer alıyor.Kitap altı bölümden oluşuyor.İlk bölümde yedi günde evrenin yaratılışı bulunuyor.Sistemin,düzenin kuruluşu…Daha sonraki bölümler bu birinci bölüme “adanıyor.”Çünkü Tanrı’nın yedi günde yarattığı düzen içinde o her güne yazarın bir sözü var. O söz biraz sitem dolu.Şiirsel bir dili var.Kitaptaki her bölüme“Ve Tanrı Öl Dedi İnsana” yazısının devamını oku

Şeytanın Çırağı

✍️Biri  başka birine suçlu kişiliği yükleyebilir mi?Adalet ve suçun görünmeyen yanları olabilir mi?Bu iki soru üzerine kurulu,psikolojik tahlillerle dolu iki öykü… ✍️Kitap, Şeytanın Çırağı ve Onları Öldürdü mü? adlarında iki polisiye,dedektif öyküsünden oluşur.İçinde hayli gizem,hayli şüphe barındıran bu iki öykünün kendilerine has şaşırtıcı yanları bulunur. ✍️İlk öykü Şeytanın Çırağı’nda genç bir kadının öldürülmesi üzerine sorumlu“Şeytanın Çırağı” yazısının devamını oku

HAKKIMDA KAÇ YEMİN EDİLMİŞTİR

Anneanneye adanan bir şiir kitabı.Şiirlerin temellerini oluşturan ayrıntılardan biri “geçmiş”.Fakat geçmişe takılı kalmış değil.Şimdiki zamanı anlatan anın temelini oluşturan geçmişe selam verir nitelikteler.Hâlâ cüzdanında vesikalık taşıyan,anneanne bahçesini hatırlayan dizeler…Lakin belirttiğim gibi dili miş’li, di’li zamanlara takılıp kalmamış,şimdiki zamanın şiirleri.Ölümden,hayattan,aşktan, özlemekten,ölümün taraflarından bahseden şiirler var.Beni şiirler kadar önsöz de etkiledi ve alıntı niyetine paylaşıyorum.Çünkü önsöz içinde“HAKKIMDA KAÇ YEMİN EDİLMİŞTİR” yazısının devamını oku

Fatih Harbiye Romanı ve Peyami Safa

Sözde Kızlar ile başlayan roman üretimine birçok roman katan Peyami Safa’nın Fatih Harbiye romanından bahsedeceğim.Yazar,Sözde Kızlar’ı,diğer kitapları olan Mahşer ve Canan’ı çocukluk kitapları olarak adlandırır.İkinci dönemindeyse tekniği ön planda tutmadığını belirtir.Bu döneme ait eserlerine örnek olarak Bir Akşamdı ve Şimşek kitaplarını verebilirim.Üçüncü dönemine ait romanlarınaysa Dokuzuncu Hariciye Koğuşu,Fatih Harbiye ,Bir Tereddüttün Romanı kitaplarını örnek verebilirim.Bir“Fatih Harbiye Romanı ve Peyami Safa” yazısının devamını oku

Zaehir

Deneme ve hikâyelerden oluşan kitabın yazılma amacı sözünü içinde tutmak istememektir.Çünkü yazar diyor ki “ zahir olmayan,gün gelir zehir olur.”Aşktan,tek taraflı aşktan,özlemekten,kadın erkek ilişkisinden,kadından,biri gidince ona duyulan sevginin anlaşılmasından,ayrılıktan, vazgeçmekten,vazgeçememekten, beklemekten bahseden,hayatlara dokunan olayları konu alan deneme ve hikâyelerin bulunduğu kitabın açılışını “ Kapılar”yazısı yapıyor.Ardından kısa ve etkili birçok deneme ve hikâye art arda geliyor.Karakterler“Zaehir” yazısının devamını oku

Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı

✍️İzmir’den İstanbul’a geldiğim ilk zamanlardı.Telefonum çaldı.”Bir sinema filmi var,az lafınız olacak,görüşmeye gider misiniz“diye soruldu.Meslekte ilk zamanlarım.Hangi iş olursa gidiyorum ama kamera,sinema vs geçmişim yok.Zaten belli bir geçmişi de isteyecek bir rol değildi. Telefondaki kişiye rolümü sormak saçma olacaktı.Zaten az laf demek belki bir iki kelime demek. İçimden dedim ki;figüranlığı şimdilik düşünmüyorum.Telefondaki kişi “takılmayın bir iki“Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı” yazısının devamını oku

Üsküdar’ın Kimliği Kitabı Üzerine

✍️Üsküdar’ın kimliği , “insan yığınını toplum yapan nüfus değil sahip olduğu kültürdür” cümlesiyle beni hemen kitaba bağlayan yazarın incelikle ,ayrıntılarla yazmış olduğu sosyoloji dalında bir kitap.✍️Kitap, toplumsal bellekte kadınlar “şehri” olarak kimlik edinen Üsküdar’ı geniş bir yelpazede anlatır.✍️Kimliği,kültürü,bir kentin kimliğini ve olmazsa olmazlarını tanımlayarak başlayan kitap,Üsküdar’ın kimliğinin analizini sosyal ilişkiler,tarihi,psikolojisi ,sosyolojisi ile yapar.Bireysel ihtiyaçları karşılayan“Üsküdar’ın Kimliği Kitabı Üzerine” yazısının devamını oku

Banliyö Kıraathanesi

Başta bahsedeceklerim romandan kısmen bağımsız ve bağlantılı olacak.Kuşaktan kuşağa geçen mekânlar ve o mekânların yaptığı işler vardır.Bunlar bizim ülkemizde pek az.Biz yıkmayı,zamana göre şekillendirmeyi,siyasi etkilerle yapı ve içindeki yaşamı yeniden,özüne alakasız biçimde kurmayı seviyoruz,tercih ediyoruz.Avrupa’da üç kuşak çayhane,otel vb mekânların sahibi olan aileler var.Hatta üç kuşaktan fazla.Bizdeyse genelde kapanan mekânlar oluyor bu tip mekânlar.Haberi gelir“Banliyö Kıraathanesi” yazısının devamını oku

Aşkımı Öldürdüm Romanı Üzerine İnceleme

Önce göğe çıkarılan sonra gökten yere fırlatılan bir kadındır Ferhunde.Kocası Fuat narsist özelliklere sahipken Ferhunde güçlü bir kadını daima içinde barındırır. Onun gücünü tamamen dışa vuransa yine bir aşktır.Yayınevinin “Türk Edebiyatında Tefrika Roman Tarihi(1831-1928) “başlıklı projesine ait olan çalışmalar çok kıymetli.Bu çalışmaya ait kitapların birçoğunu okudum, paylaştım.Aşkımı Öldürdüm romanı da bu titiz çalışma dizisine ait.Türk“Aşkımı Öldürdüm Romanı Üzerine İnceleme” yazısının devamını oku

Rastgele Fırça Darbeleri

Kadının kaderi hemen hemen her coğrafyada aynı.Ataerkil düzen. Hatta bu düzeni farkında olmadan yahut farkında olarak destekleyen kadınlar bu kaderin çizgisini belirginleştiriyor.Romandaki kayınvalide karakterinin oğluna düşkünlüğünden dolayı kendisi gibi kadın olan gelinini görmezden gelmesi gibi.Margie ressam olmak ister ve bunun için hayli çaba sarf etmektedir.Margie Ürdün asıllı Yousef ile tanışır ve evlenir.Çocukları olduktan sonra Ürdün’e“Rastgele Fırça Darbeleri” yazısının devamını oku