Topluma ve insana dönük bir bakış açısı yakalamak, batı romanının kurduğu dünyayı oluşturmak,edebiyatımızda Halit Ziya ile başlar.Onun açtığı bu yoldan toplumu tanımlayan ve tanıyan bir kuşak gelir.Füruzan,bir kadının aldatılmayı kabul etmeyişinin hikâyesidir.Hem gerçek hayatta hem de edebiyatta dik duran, güçlü kadın profilini bir erkek olarak çok seviyorum.Özellikle yazıldığı ve metnin anlattığı dönemi düşünürsek Füruzan karakteri“Halid Ziya Uşaklıgil Füruzan tiyatro oyunu” yazısının devamını oku
Kategori arşivleri: Genel
Orta Malı / Selahattin Enis
Son Saat gazetesinde Aralık 1925-Temmuz 1926 arasında tefrika edilen Orta Malı genel olarak anlatıldığı dönemin yozlaşmış yüksek sınıfını,bu sınıfın sürdürdüğü hayat biçimini anlatır.Bu anlatımın biçimi eleştireldir.Yazar yozlaşmanın, savrukluğun getirdiği kendiliğinden mizahı doğuracak ayrıntıları kullanmaz.Yazar durumu ciddi bir biçimde kaleme alır.Kıyaslarsak Hüseyin Rahmi Gürpınar bu yozlaşmaya ne kadar mizahla yaklaşırsa Selahattin Enis o kadar ciddi yaklaşır.Mevzu“Orta Malı / Selahattin Enis” yazısının devamını oku
Deniz Çağlar’ın yazmış olduğu Kamil öykü kitabı üzerine bir yazı .
Yaşadığımız salgın süreci edebiyatımıza, dünya edebiyatına ilk zamanlarda usul usul daha sonra hızla girmeye başladı.Son zamanlarda okuduğum deneme(Elif Şafak),öykü,roman, şiir kitaplarında sıkça rastladım.Pandemiyle ilgili sürecin içinde okuduğum Oya Bardar’ın 80 Yaş Zor Zamanlar Günlükleri kitabıydı.Deniz Çağlar’ın öykü kitabının giriş öyküsü olan Kâmil de pandemide yaşamına son veren, vefat eden 102 müzisyen anısına yazılan bir öykü.Yazar“Deniz Çağlar’ın yazmış olduğu Kamil öykü kitabı üzerine bir yazı .” yazısının devamını oku
Savaş Günlükleri
Yaşar Kemal ‘in sözü aklıma geldi “ah savaş , seni icat eden görmesin cennet .” Şu günlerde yine çocukların öldüğü bir savaş var .Kitap savaşla ilgili.Suriyeli yazar Memduh Hamâde yıllardır süren Suriye’deki savaşı insani açıdan işler.Kitabın merkezinde insan vardır.Kitapta, insanların göç hali,geride bırakılanlar,çocukların oyuncak yerine şarapnellerle oynamaları daha doğrusu oynamak zorunda kalışları, savaşın çocuk ve“Savaş Günlükleri” yazısının devamını oku
Berlin’in Nar Çiçeği
İçine kapanık ,kurallara ve sınırlara sahip ,iki çocuğu tarafından kendi hayatına terk edilmiş yaşlı bir Alman olan Frau Lemmer ile aynı apartmanda yaşayan işçi Türk ailesinin dostluğunu işler. Berlin ‘in Nar Çiçeği farklı kültürlere sahip insanların tüm önyargılara, Nazi mirası düşüncelere rağmen kurdukları samimi ilişkiyi vurgular.Yalnızlık kavramı yaşlı Alman kadın üzerinden , gurbet kavramı Almanya’nın“Berlin’in Nar Çiçeği” yazısının devamını oku
Dindar Helena
İçinde otobiyografik izler de barındıran günümüzün çizgi romanının başlangıcı sayılan Dindar Helena İkiyüzlülüğü, burjuva ahlakını hiciv ile aktarır.Ağır eleştirellere sahiptir.Wilhelm Busch bu eleştirileri çok zekice yapar. Kimi zaman isimlere kimi zaman anlatıma sakladığı ayrıntılarla eleştirilerde bulunur.Dili şiirsel olan kitap özellikle Katolik karşıtı kesimde yer bulurken evrensel olarak da dindarlık, çağdaş yaşam , bağnazlık kavramlarını işler.Gayet“Dindar Helena” yazısının devamını oku
“Kirli Gece” Romanı Üzerine
Roman karakteri Fethi bir anti kahramandır ve kitapta yer alan karakterlerin çoğu için bu kavram kullanılabilir.Bir yandan bir hesaplaşma taşıyan bir yandan da bir yüzleşme barındıran kitabın türü için macera diyebilirim fakat yalnızca macera değildir.Kararlı, asi, çılgın biri olan Fethi suç ve suçlularla bir arada yaşam sürmüştür.Şimdi ise kardeşi Can için yaptığı planı uygularken zorluklarla,““Kirli Gece” Romanı Üzerine” yazısının devamını oku
Yeşil Gözlü Kız
Bence bu hayatta her duygunun,her algılanan şeyin,her kavramın ve her durumun içi doldurulmalıdır.Bir sıralama yapmam gerekirse içi doldurulacak ilk beş mevzudan biri paradır.Şayet paranın içi doldurulmazsa çiğlikten gelen bir çürüme başlar.O çürüme gitgide topluma sirayet eder,sakillik başlar,bir süre sonra bu sakillik normalleşir.Romanda Anadolu’dan gelip İstanbul’da hızla zenginleşen ve modernleşmeyi yanlış algılayan bir ailenin profili işlenir.Bu“Yeşil Gözlü Kız” yazısının devamını oku
Sözde Kızlar
Cenab Şahabeddin ‘in bir sözü vardır. “1908 den bu yana gelenek ile yenilik arasında bocalıyoruz.”Çok doğru bir tahlil.Birçok romana bu bocalama yansır.Bu bocalama kimi romanda yozlaşma kimi romanda batılılaşmayı ve yeniliği yanlış anlama kimi romandaysa toplumsal sancı olarak karşımıza çıkar.Suat Derviş’in Yeşil Gözlü Kız romanı,Sözde Kızlardan farklı bir dönemde fakat temelinde bahsedilen bocalamayı anlatır.1934 yılında“Sözde Kızlar” yazısının devamını oku
Annemin Gelincik Tarlası
On iki öykünün neredeyse her biri yalnızlık,ölüm,ölümlerin ardında kalanlar ve zaman üzerine kurulu.Yan yana olsalar da yalnız olanlar,kendi sesleriyle,boşlukla konuşacak denli yalnız olanlar…Yalnızlık neleri doğurur? İşte her bir öykü bu noktada farklılaşıyor.Yalnızlığın doğurdukları yazarın kalemiyle içi kavura kavura aktarılıyor.Kitabın ilk öyküsü olan Annemin Gelincik Tarlası, büyük bir acıdan doğan “elveda”nın ardındaki yalnızlığı aktarır.Zaman Meselesi bir“Annemin Gelincik Tarlası” yazısının devamını oku