Kusura Ayna

Nesnelerin,uzuvların ön planda olduğu,cesur ve bir o kadar şaşırtıcı ve kendine hayran bırakan öykülerden oluşan bir kitap. Nesnelerin çağrıştırdıkları üzerine kurulu olan öyküleri okumak keyifliydi.Kitap içindeki Hazreti Patates öyküsü bence edebiyatta inanç ve din kavramları üzerine yazılmış en ilginç öykülerden biri.Bir kadının itirazı ile gökten neler yağabilir?Hem de sonunda herkes tarafından kıyametin yaklaştığını düşündürecek kadar.Gökten“Kusura Ayna” yazısının devamını oku

Dışa bakan rüya görür, içe bakan uyanır

Zıtlıklar üzerine kurduğu bir felsefeyle,bu felsefeyi her aşamasında kullandığı analitik psikolojinin kurucusu Carl Gustav Jung’u tanımak adına, Freud ile ilişkilerini ve bağlarını ,fikir ayrılıklarına rağmen nezaket için de mektuplaşarak konuşmalarını bilmek adına, Jung öğretilerini anlamak, yaptığı çalışmaları ve bu çalışmalara bağlı ortaya koyduğu sonuçları anlamak adına,Jung’un ekolünü çocukluğundan itibaren nasıl kurduğunu bilmek adına mühim bir“Dışa bakan rüya görür, içe bakan uyanır” yazısının devamını oku

Sitem Taşları

Şükrü Erbaş’ın 2019–2022 yılları arasında yayımlanmış yazılarından oluşan Sitem Taşları içinde şaire ait şiir de barındırır.Kitap genel olarak Şükrü Erbaş’ın tanıdığımız ve benim hayran olduğum felsefesine dayanıyor: İnsanın acısını insan alır.Fakat bu defa bu felsefe diğer yazılarına göre özellikle bu kitabında Küçümsenmiş İçtenlik bölümünde daha sert olan ,içi boş şeylerle doldurulan, çürümenin olduğu bir dünyanın“Sitem Taşları” yazısının devamını oku

Gönül Hanım

Tasvir-i Efkar gazetesinde tefrika edilen romandır.Ahmet Hikmet Müftüoğlu Edebiyat-ı Cedide devrindeki yazıları ve Türkçülük akımı yazıları olarak iki dönem içinde eserler vermiştir.Yazı hayatında çeviriler de yapmıştır.Öz Türkçe yazdığı metinler de bulunur.Edebiyat-ı Cedide döneminde yazdıklarının dili epey ağırdır.Mensur şiir havası taşıyan hikâyeler de yazmıştır.Türkçülük akımının başladığı dönemdeyse dili sadeleşir.Servet-i Fünûn dönemi hikâyelerini Haristan ve Gülistan adlı“Gönül Hanım” yazısının devamını oku

Palaçinka

Kitap içinden çıkan ve bir Balkan yemeği olan palaçinka tarifi ile kitabı okumaya başladım.En kısa sürede denenecek.Palaçinka kitaba adını veren ilk öykü ve neredeyse kitaptaki her öykü gibi hafif bir hüzünle biten bir öykü.İllüstrasyonlarını da çok sevdiğim kitapta beni en çok etkileyen ayrıntı öykülerin hepsinde ya durumla ya karakterle bir tanışık hissinin olmasıydı.Amcaoğlunun yanına tatile“Palaçinka” yazısının devamını oku

Beşir Fuat

Goethe’nin Alman edebiyatının ilk mektup romanı olan Genç Werther’in Acıları kitabı roman karakteriyle insanları intihara sürükler.Gençler karakterin giydiği çizmeleri,mavi ceketi sarı yeleği giyer ve intihar ederler.Bir de bizim tarihimizde bir intihar olayı vardır.Fakat bu bir kurgu roman karakterinin intiharı değildir,hayatın içindeki birinin ölümüdür.İntiharın basında yer almasıyla Osmanlının 1887 yılında İstanbul’da da bir intihar salgını başlar.Osmanlının“Beşir Fuat” yazısının devamını oku

Wigan İskelesi Yolu

Bu kitap yazarın totaliter rejimin gidebileceği noktaları,sonuçlarını işlediği 1984,sosyalizmin amacından nasıl uzaklaştığını,nasıl dikta rejimine dönüştüğünü anlattığı Hayvan Çiftliği,orta sınıf eleştirisini yaptığı Aspidistra kitaplarının aslında düşünce olarak kaynağıdır,harmanlanmış halidir de.Kapitalist sistemin en çok etkilediği kesim olan karın tokluğuna çalışanları anlatan,sınıf eşitsizliğini ve nedenlerini,insanların çektikleri sıkıntıları aktaran,yazarın kendi yaşadıklarından yola çıkarak yokluğun içeriğini anlattığı ve daha önce“Wigan İskelesi Yolu” yazısının devamını oku

Distopya

Roman kendini devamlı yenileyen bir son içinde geçer.Sonun başlangıcı ve yaşanan süreç bir döngü taşıyor ve bu döngünün neticesini gözler önüne seriyor.Nedir bu döngü?İnsanın daha üstün olanı,daha iyisini,daha gelişmişini,daha fazlasını istemesiyle dünyaya verdiği zarar ve dünyanın da uğradığı zarara karşılık insana zarar vermesi.Döngünün neticesiyse insanın kendine yaptığı bu kötülüğün buhranlarını yaşaması.Spekülatif kurgu zeminine kurulu bir“Distopya” yazısının devamını oku

Gözler Kanatlar Çiçekler  Kuyruklar

Kitabın başlarında Cenap Şehabettin’in “Anlamadan okuduğum kitabın benimle alay ettiğini sanırım “ sözü aklıma geldi. “Eyvah, kitap benimle alay edecek” dedim. Neyse ki sonrasında yavaş yavaş algılamaya başladım.Sınırı olmayan bir hayal gücüyle çizilmiş bir dünyanın hüzne yansımasını okudum.Romanda bu hayal gücü “tersten işlenerek “ kurulmuş. Aslında dünü ,geçmişi şu anki zamanda anlatıyor.Geçmis zamanı toplumsal bir“Gözler Kanatlar Çiçekler  Kuyruklar” yazısının devamını oku

Kesik Baş Cinayeti

Cinayet meydanda lakin caniden tek bir iz yok,kurbanın uzuvları İstanbul’un dört bir yanından çıkar fakat cinayet mahalli yok,cinayet esrarını günden güne arttırır içinden çıkılmaz hal alır ve bütçe emek zaman harcanır fakat netice yok.Ta ki olaya Ziya el atana kadar.”Katil kim “ şablonuyla yazılmış dedektif/polisiye türünde bir roman.Yazarın kimliğine dair net bir bilgi bulunmamakla beraber“Kesik Baş Cinayeti” yazısının devamını oku