Ömer Seyfettin Seçme Hikâyeler 2

Ömer Seyfettin hikâyelerinde milliyetçilik,Türkçülük ve çocuk imgemi vardır. Bir tutam mizah bir tutam acı ama hayatın içinden… Daha önce milliyetçilik ve Türkçülük akımını,vatan sevgisini merkezde tutan Seçme Hikayeler 1 adlı kitabı paylaşmıştım. Kitabı “milli değerlerin halka yansıtılması,hatırlatılması ve bu hatırlatmanın neden yapıldığı”temelinde incelemeye çalışmıştım.Seçme Hikayeler 2’de ise tebessüm ettiren Ömer Seyfettin kalemi var;hayatın içinden yazdığı, ironik anlatımın olduğu hikâyeler var.

Kitap içinde Türkçülük,Turancılık fikri yine var ama yayınevinin düzenlediği ilk kitaptaki öykülerden farkı bu fikri tarihi bir kurgu içinde anlatmamasıdır.Gizli Mabet,Türklerin kendi değerlerinin farkında olmadığı üzerine kuruludur. Batılıların Doğu’yu kendi hayallerindeki kalıplarla,egzotik,mistik ve gizemli birer “mabet” gibi görme eğilimi hikâyede yer alır.İroni barındıran bir üslupla Oryantalist zihniyet eleştirilir.Hikâye Pierre Loti’ye bir selam verir.

 Yazar sayesinde sadeleşen dilimizle Ömer Seyfettin,Keramet hikâyesinde batıl inançları ve çıkarcılığı işlerken bizi tebessüm ettirir.Perili Köşk hikayesinde olduğu gibi insanların körü körüne inanışlarını kullanan fırsatçı,dolandırıcı bir kahramana sahiptir.Öykü batıl inançların insanları adeta kör edişine bir eleştiride bulunur.

Kitapta yer alan hikâyelerden bazıları yanlış batılılaşmaya değinirken,Batının Türk kültürüne bakışını da işler.

İnsan onurunu,manevi esarete karşı insanın iç bağımsızlığının önemini anlatan,başkasına minnet etmemeyi vurgulayan en iyi ve en etkileyici hikâyedir Diyet.

Perili Köşk hikâyesinde mizahi bir dille hurafe ve batıl inançların eğitimsiz insanlar üzerindeki etkisini aktarttırılırken,batıl inançların kötü niyeti insanlar tarafından nasıl kullanıldığı gözler önüne serilir.Hikâyede aklın,bilimin üstünlüğü vurgulanır.

Kurbağa Duası hikâyesinde de yazar batıl inancı yine mizahi bir dille anlatır.Hikâye Anadolu kasabasında geçerken toplumun batıl inançlara körü körüne, sorgulamadan bağlanması ve bu durumu kullanan kesim aktarılır. Hurafelere inananlar ile bu inanca sahip kişileri kandıranlar arasında sıkışıp kalan aydın kesimse hikâyede yer alan ayrıntılardandır.

Yine batıl inançlar,cehalet,hurafe ile gerçek arasındaki çatışma ve körü körüne inanmanın trajik sonuçları Deve hikayesinde anlatılır.

Hayat her zaman mantığa sığar mı? Yaşanan olaylar her daim kurallarla örtüşür mü?Dikkatli olmak her zaman her şeyi kontrol altında tutabilir mi?Kusursuzluğa ulaştığını iddia etmek mümkün mü?Bu sorular Mermer Tezgah hikâyesinin alt metniyken hikâyede bu soruların evet ve hayır cevaplarını benimsemiş iki karakterin çatışması yer alır.

Bazı şeyleri görmezden gelmek gerçeği elbet hafifletir ama gerçeği değiştirmez. Hele ki görmezden gelinenler etrafındaki kişilerin yozlaşması, kötülükleriyse….Bazen gerçeğin acısı tercih edilmez,görmezden gelmenin doğurduğu yalan ve huzur tercih edilir, Yüksek Ökçeler hikâyesi tam olarak bu durum üzerine inşa edilmiştir.Bir kurnazlık hikâyesidir Rüşvet öyküsü ve aynı zamanda kurnazlık ile adalet terazisini şaşırtan bir zemine kuruludur.

Külah hikâyesi insanın kurnazlık ile kazdığı kuyuya kendi düşüşünü anlatır .Mizah ve ironi dolu bu hikâye ders niteliğindedir.

Vefa ne büyük bir duygusun sen! Velinimet hikayesinde vefa ve iyiliğin karşılıksız kalmaması işlenir.Aynı zamanda insan ve insan hayatının sabit olmadığını,yoksul birinin çalışarak üst mertebelere geçebileceğini de vurgular.

“Yüz Akı” kısa bir hikâyedir ve trajikomiktir.

Kurumuş Ağaçlar hikâyesinde iyilik yapmanın gerçek manası sorgulanır. Tövbe, günahların kefareti,vicdan muhasebesi hikâyenin temalarıdır.

Açgözlülüğü yeğen ile amca ve miras üzerinden anlatan “Miras”,ahlaki çöküntünün insanlık hallerinde ne denli büyük olabileceğini yansıtır.Açgözlülüğü farklı eksende işleyen kitabın bir başka hikâyesi ise “Bir Hayır”dır.Bu hikâyede miras kavramı da “Miras” hikayesinde işlendiğinden farklı biçimde ele alınır.

Kör bir inancın,bağnazlığın işlendiği ve kör sofuluğun neden olduğu traji komik bir sona sahip olan Hatiften Bir Seda hikâyesinde iki uç karakter bulunur.

Binecek Şey hikâyesinde,insanın isteklerine dikkat etmesi gerektiğinin altı çizilir.

Falaka, And,Kaşağı,İlk Namaz,İlk Cinayet hikâyeleri Çocukluk Yıllarından Hikâyeler başlığı altında toplanmıştır.

Emine Sevim’in yazdığı kitabın sunuş bölümü kitabın değerli sayfalarındandır.

hernevikitap tarafından yayımlandı

Her türden okuduğum kitapları yorumluyorum