Osmanlının don dönemindeki konak yaşamını bir sınıf çatışması zemininde işleyen,sınıfsal farka eleştiride bulunan Kızılcık Dalları romanı, yazarın olgunluk dönemi eserlerindendir.Sınıf çatışması konakta yaşayanlar ve çalışanlar arasında gerçekleşir.
Tasvir ve sosyolojik tahlile dayalı ve zamanda geçmişe dönüşlerin olduğu roman,otuz altı bölümden oluşur ve tıpkı yazarın bir başka romanı olan Yaprak Dökümü’nde olduğu gibi bir de sonuç bölümüne sahiptir.
Roman,henüz dokuz yaşındayken Nadide Hanım’ın konağına evlatlık /hizmetli olarak giren ve ailenin çocukları Dürdane,Naciye,Seniye ,torunlar arasında kendine bir yer arayan Gülsüm’ün konaktan kanto sanatçısı olarak ayrılmasına kadar olan hayat hikâyesini anlatır.Bu hayat hikâyesini Gülsüm’ün etrafındaki kişilerle,onun etrafında gerçekleşen olaylarla ve konak yaşamının aktarılmasıyla okuruz.
Romanın ana karakteri Gülsüm,önce babasını ardından annesini kaybetmiştir.Bu yalnızlık onun konaktaki “evlatlık” statüsünü belirler.Bu statü ise romanın zemini olan alt üst tabaka çatışmasını kuvvetlendirir.
Kitap,efendi ile köleliğe eleştiride bulunur.Evlatlık/hizmetli Gülsüm’ün neredeyse her olayda suçlu bulunması,haksız görülmesi ya da yaptığının araştırılması yahut kimseye yaranamaması,göz hapsinde olması,Gülsüm’ün en çok değer verdiği kişi hakkında Gülsüm’e yalan beyanda bulunulması vb ayrıntılarla romanın eleştiride bulunduğu konu kuvvetlendirilir.
ALINTILAR
✏️İnsan kalbi kaidesiz bir şeydir.
✏️Malum ya, akıl başkadır,fikir başka.
