Her insanın içinde bir kara kaplı vardır,bir gün sayfaları açılır;ya hesap sorulur ya hesap verilir ya da hesap verecek,soracak kadar hâl olmadığından sadece okunur kapatılır.Lakin bir gün mutlaka içimizdeki kayıt tuttuğumuz o kara kaplı defter açılır.Gerçek manasıyla zamanında kadıların hüküm vermek için baktıkları kara kaplı bu öykü kitabındaki kişileri hükümsüz kılar.Karakterlerin hiçbiri bir ceza vermez,cezasını da çekmez.Öykülerin genelinde geçmişinde umutlu olan kişiler var.Bugünleriyse hayal kırıklığıyla,vazgeçişlerle yaralar,kayıplarla dolu.Yine de derinde bir yerde umutları var.
Kitaptaki her öykü bende bir iz bıraktı.Bazılarından bahsedeceğim.
Geçmişle kesilmeyen hesabın bugüne iz iz,kesik kesik,yara bere yansıması …Ağır bir öyküydü Adımı Çaldılar.
Umutlarını kaybetmiş,bir takım şeylerden vazgeçmiş ama bir bekleyişte olan birini anlatan,aşkın bin bir halinden birini yansıtan Konuşmadan Anlaşırız içimi hayli burktu.
Sevdiği birini kaybedenlerin bildiği acıyı yoğun bir şekilde yansıtan Baharlar Soldu,ne yalan söyleyeyim bitince gözümü kuruttu,beni en çok etkileyen öykü oldu.
İstanbul’da tutunmaya çalışan Rasim Bey’in hikâyesini anlatan Ele Güne Karşı kitabın tebessüm ettiren bir öyküsü.
Kitap,insan ruhunu,psikolojisini derin karakterler üzerinden işleyen,betimlemeleriyle ayrıcalıklı,açık,duru anlatımıyla güçlü öykülerden oluşuyor.
Yaralı şimdiki zamanın sahiplerinin genellikle yakın-uzak geçmişlerine dönen öyküler duygu olarak yoğundu.Vedalar, kaybetmeler,çaresizlik,vazgeçmeler,vazgeçmeye yakın durmalar,umutsuzluklar derken içi kavuran öyküler.Bu kavramları karakterler sıradan,alışılmış bir şey olarak yaşıyor.Bu da öykülerde bahsedilen acılara, durumlara,olaylara daha güçlü bir etki katıyor.



